| |
A1 Lazer Kesim ve Desen Tasarım
Lazer Nedir ??
Lazer Teknolojisi tıp ve sanayi alanında kullanılmaya
yönelik en son teknoloji olarak önemini korumaya devam
etmektedir.
Genellikle bir yoğun ışık kaynağının, katı sıvı veya gaz
halindeki aktif madde üzerine düşürülmesi ile bu maddelerin
atomları tarafından emilir ve foton yayılımına yani radyasyona
sebep olurlar. Bu yayılım yeniden foton oluşumunu teşvik eder
ve optik-mekanik düzenekte yerleştirilmiş olan aynalar ve
mercekler aracılığı ile odaklanarak kuvvetlendirilen bu
fotonlar monokromatik, çizgisel, eşit dalgalardan oluşan
paralel bir ışık veya ışın demeti yani Lazeri oluştururlar.
Sonuçta lazer tek renkli , düzenli, yoğun, aynı fazlı
paralel dalgalar halindeki güçlü görünür ışık veya görülmeyen
spektrumdaki ışın demetidir.
LASER ÇEŞİTLERİ VE KULLANIM ALANLARI
Tek renkli, oldukça düz, yoğun ve aynı fazlı paralel dalgalar
halinde genliği yüksek güçlü bir ışık demeti üreten alet.
Laser İngilizce; Light Amplification by Stimulated Emission of
Radiation (uyarılmış ışın neşriyle ışık kuvvetlendirilmesi)
cümlesindeki kelimelerin baş harflerinin alınmasından
türetilmiş bir kelimedir.
1960 senesinde ABD’de Theodore H. Maiman tarafından
keşfedilmiştir. Normal ışık, dalga boyları muhtelif,
rengarenk, yani farklı faz ve frekansa sahip dalgalardan
meydana gelir. Laser ışığı ise yüksek genlikli, aynı fazda,
birbirine paralel, tek renkli, hemen hemen aynı frekanslı
dalgalardan ibarettir. Optik frekans bölgesi yaklaşık olarak
bir trilyon hertz ile üç bin trilyon hertz arasında yer alır.
Bu bölge, kırmızı ötesi ışınları, görülebilen ışınları ve
elektromanyetik spektrumun morötesi ışınlarını kapsar. Buna
karşılık mikro dalga frekans bölgesi yaklaşık olarak 300
milyon hertzden 300 milyar hertze kadar uzanır. Yani, laser
çok yüksek frekanslarda çalışır.
Laserin önemi uygulamasının yaygın olmasında ve onun daha da
genişlemesinin beklenmesinde yatmaktadır. Özellikle
uygulamanın genişliği, ışınların frekansların hassas bir
şekilde kontrolünden, yayılan ışının yayılma düzeninden veya
ışınların olağanüstü yoğunluğundan kaynaklanmaktadır. Laser
dolayısıyla, holografide, opektraskopide çok önemli gelişmeler
ortaya çıkmıştır. Bunlar yoluyla laser diğer bilimsel ve
teknolojik alanlarda da etkisini göstermektedir.
Laserin çalışma prensibi: Optik bakımdan saydam, bir ucunda
tam sırlı ve yansıtıcı, diğer ucunda yarı sırlı kısmen
yansıtıcı iki ayna bulunan bir tüp alınır. Buna gaz, sıvı ve
katı bir madde doldurulur. Dışarıdan ışık verme, elektrik
akımı geçirmek suretiyle veya kimyasal bir yolla elde edilen
enerji, ortamdaki atomlara ulaşır. Bunların bazıları bu
enerjiyi emerler. Fazla enerji, atomları kararsız hale
getirir. Kendisine bir foton çarpan, uyarılmış ve kararsız
atom, fazla enerjiyi foton neşrederek verir. Fotonlar, benzer
şekilde diğer fotonların neşrini sağlar. Uçlara ulaşan
fotonlar, aynalardan yansıyarak geri dönerler ve olay devam
eder. Uyarma ve tahriklerde ortamdaki fotonlar artar.
Atomların hemen hemen hepsi, foton yaymaya başlayınca
kuvvetlenen ışık, yarı sırlı uçtan dışarı çıkar. Bu, laser
ışınıdır. Laser dalgalarını, uygun adım giden aynı üniforma ve
şekle sahip askerlere, normal ışığı ise rasgele karakteri
bozuk bir orduya benzetmişlerdir. Normal ışıkta dalgalar,
birbirini zayıflatıcı karakterde olmasına rağmen, laserde
birbirini kuvvetlendirici olurlar. Laser ışınları yüksek
frekanslı olduklarından güneş ışını özelliklerine sahiptir.
Ancak laser ışınları tek frekanslı olduğu için kayıpları
azdır. Ayrıca laser ışınları aynı fazda yapılan ışık dalgaları
olduğu için şiddeti büyük olur. Bu yüzden laser ışınlarının
şiddeti güneş ışınlarının şiddetinin bir milyon katıdır.
Elektromanyetik dalga paketçiği de denen foton, güneş ışığı
füzyon reaksiyonuyla meydana gelip, bu şekilde yayılan foton
enerjisidir. Laser ışında foton yayılmasından ibarettir.
Laserde foton üretimini anlayabilmek için atomların değişik
seviyelerinde ne gibi hadiseler olduğunu bilmek gerekir. Bir
atomun uyarılmış durumda bulunduğu kısa zaman aralığında
üzerine belli bir dalga boyunda foton düşürülürse, atom aynı
fazda foton yayar. Bu işlem peş peşe tekrarlanırsa, tamamen
aynı fazda bir ışın demeti elde edilir. En düşük enerji
seviyesinde bulunan bir atoma dışarıdan bir foton verilirse,
atom enerjisi kazanarak E1 enerji seviyesinden E2 enerji
seviyesine uyarılmış olur. Bu atom kendi halinde bırakılırsa,
uyarılmış bulunduğu E2 enerjisinden bir foton vererek tekrar
E1 enerji seviyesine döner. Uyarılarak enerji seviyesi E1’den
E2’ye yükseltilen atom enerjisini geriye foton olarak yaymaya
başlarken bir foton daha çarptırılırsa atomu birbiri ile aynı
özellikte iki foton terk eder. Bu şekilde atom kat kat enerji
seviyelerine çıkarılırsa bu seviyelerden düşerken de katlar
halinde foton ürer. Bu işlem iki paralel ayna arasında aynı
fazda olan fotonların toplanması şeklinde devam eder. Laser
ışını dalgasının dalga boyu aynalar arasındaki mesafe ile
uyumludur. Aynı frekansta yani, aynı dalga boyunda yapılan
foton üretimine uyarılmış yayılma işlemi denir. Milyonlarca
atom için bu işlem yapılırsa aynı yöne doğru milyonlarca foton
paralel ışınlar halinde bir noktadan yayılır. Bu ışınlar aynı
fazda, aynı frekansta, aynı yönde olduklarından adeta
birbirine yan yana yapışıktır. Paralel aynalar arasında
şiddeti bu şekilde çığ gibi artan ışınlar, ışık frekansına eş
bir frekansta, darbeler halinde oldukça parlak ışık huzmesi
olarak yayılır. Laser ışınındaki enerjisinin büyümesinin esası
işte bu milyonlarca küçük enerji kaynaklarının çok dar bir
hüzme halinde aynı yönde ham yanyana hem de ard arda
birleşmesi neticesidir. Laserin çalışması için enerji seviyesi
düşen atomlarda daha fazla sayıdaki atomların uyarılacak
enerji seviyelerine yükseltilmesi gerekir. Bu durum ise normal
olarak atomların enerji seviyesi dağılımının tersidir. Bu
sebepten laserin çalışması için gerekli durum tersine
çevrilmiş dağılım olarak isimlendirilir. Tersine çevrilmiş
dağılımı ortaya çıkarmak için pompalama işlemi kullanılır.
Optik pompalama ise, yüksek frekanslı yoğun ışınların neşriyle
yapılabilir. Yarı iletkenli laserlerde pompalama elektrik
akımı yardımı ile gerçekleştirilir ve işlem elektriksel
pompalama olarak isimlendirilir. Gaz laserlerinde ise
pompalama işlemi elektron-atom veya atom-atom
çarpıştırılmasıyla ortaya çıkarılır ve çarpışma pompalaması
olarak bilinir. Kimyasal pompalama işleminde ise kimyasal
laserlerde kimyasal reaksiyonlarla atom ve moleküller
uyarılır. Gaz-dinamik laserlerde de pompalama ses hızı üstü
gaz genişlemesi yoluyla gerçekleştirilir ve gaz genişleme
pompalaması olarak isimlendirilir.
OSİLASYON
Yukarıda açıklanan tersine çevrilmiş dağılım elde edildikten
sonra, bu ortamdan geçen ışık rezonans durumuna getirilir.
Optik asilator olarak da isimlendirilebilecek bu ortam
yansıma, kırılma ve diğer kayıpları karşılayacak durumda
olmalıdır. Bu amaçla laser ortamı, uzunluğuna doğru bir parça
şeklinde düzenlenir ve iki ucuna çok kuvvetli yansıtıcılar
konarak ışının bunlar arsında ileri-geri yansıması sağlanır.
Bu yansıtıcılardan biri bir ölçüde saydam yapılarak rezonans
frekansına ulaşan ışının laser ışını olarak ortamından dışarı
çıkmasını sağlar.
Q-Anahtarlaması
Çok kısa ve çok güçlü çıkışlar q-anahtarlaması kullanılarak
depo edilmiş laser ışınlarından elde edilebilir. Bu tür
teknikte yansıtıcılardan biri pompalama aralığının bir
kısmında yansıtmayacak şekilde düzenlenir. Daha sonra
yansıtıcı hale getirilir. Bu düzenleme sonucu pompalama
devresinin bir kısmında depo edilen enerji diğer kısmında
büyük bir darbe olarak yayılır. Q-anahtarlamasının en kolay
şekli bir aynanın çok hızlı dönmesiyle gerçekleştirilebilir.
Bu aynanın diğer ayna ile aynı eksene geldiği zaman da laser
yayılımı ortaya çıkar. Bu konuda uygulanabilecek diğer teknik
laser frekansına ışık absorbe eden seyreltilmiş bir çözelti
ortamı kullanmaktır. Bu şekildeki absorbsiyon enerjinin depo
edilmesini sağlar.
Mode kilitlenmesi
Çözelti kullanılarak ve anahtarlama ile elde edilen laser
ışınının gücü mode kilitlenmesi ile daha da arttırılabilir.
Böyle bir durumda birbirine yakın ve aralarında belirli
bağıntının bulunduğu “kilitli” frekanslarda aynı zamanda
titreşim meydana gelir. Böylece çok daha kısa zamanda yüz
trilyon watt’a yaklaşan bir güç elde edilir ki, bu dünyadaki
bütün elektrik santrallerinin toplam üretiminden daha
fazladır.
Laser ışınının özellikleri:
En büyük özelliği dağılmaz olması ve yön verilebilmesidir. Bu
özelliğinden istifade ile mesafe ölçme ve fiber optik
teknolojisi geliştirilmiştir. Dalga boyunun küçük olması
dağılmayı da büyük ölçüde azaltır. Uyarılan atomlar her yön
yerine belli yönlerde hareket ederler. Bu laserin çok parlak
olmasını doğurur.
Laser ışını, dalga boyu tek olduğundan monokromatik özellik
taşır. Frekans dağılım aralığı, frekansının bir milyonda biri
civarındadır. Bu sebepten istenilen frekansta çok sayıda
dalgalar laser dalgası üzerine bindirilmek suretiyle
haberleşmede iyi bir sinyal jeneratörü olarak iş görür. Aynı
anda birçok bilgi bir yerden başka yere gönderebilir.
Laser ışını dağılmaz olduğundan kısa darbeler halinde
yayınlanabilmesi mümkündür. Kayıpsız yüksek enerji nakli
yapılması bu özelliği ile sağlanabilir. Laser kendisinde
bulunan yüksek enerji sayesinde kesme, kaynak ve delme
endüstrisinde kullanılır. Ayrıca laser darbesinin çok kısa
olmasından yüksek hız fotoğrafçılığında faydalanılır. Yönlü
bir hareket olmasından ise holografi ve ölçüm biliminde
yararlanılır. Bütün özellikleri ile uzak mesafe ölçümlerini
mümkün kılar.
Laser ışını tek dalga boyuna sahip olduğu için laser cinsine
göre çeşitli renkte ışınlar elde etmek mümkündür.
LASER TÜRLERİ
Katı Laserler
İlk bulunan laser yakut laseridir. Yakut, az miktarda krom
ihtiva eden alüminyum oksit kristalidir. Kırmızı laser
ışınları yayan, bu kristal içindeki krom atomlarıdır. Krom
atomları optik olarak yeşil ve mor ışıkla uyarılır. Bu tür
laser ile saniyenin milyarda biri gibi kısa bir sürede birkaç
milyon wattlık güç nakledilebilir. İlk yakut laser sadece bir
darbe ile çalıştırılırdı. Daha sonra bunun oda sıcaklığında ve
sürekli biçimde çalıştırılması mümkün olmuştur. Darbenin
gücünün yükseltgendiği ikincil laserlerle birlikte kullanılan
q-anahtarlı laser moduyla saniyenin birkaç milyarda biri kadar
devem eden birkaç milyar wattlık güç üretilebilir. Günümüzde
kullanılan laser, sert şeffaf kristalden meydana gelir.
Kristalde küçük miktarda genellikle nadir toprak elementleri
mevcuttur. Bu kristalin işlem için oda sıcaklığının çok altına
indirilmesi gerekir. Bu laserler optik pompalama gerektirirler
ve darbeli olarak çalışarak ısınmayı önlerler. Sıcaklık ve
manyetik alanda yapılacak değişiklikle çalışma frekansı
ayarlanabilir.
Neodimium çeşitli kristallerde kullanılan nadir toprak
elementlerinden biridir. Enerji düzeyi sebebiyle fazla optik
pompalamaya ihtiyaç göstermez ve su sebepten dolayı tercih
edilir. Güneş ışığının kullanılması uzay uydusuna
yerleştirilen haberleşme sisteminde muhtemel laser kullanımını
mümkün kılmaktadır.
Yarı İletken Laserleri
Yarı iletken malzemelerden elde edilen kristallerle de laser
yapılmıştır. Galyum arsenik kristali yarı iletken lasere
örnektir. Yarı iletken diod gibi p-n malzemenin birleşmesinden
meydana gelmiş olup, p-n malzemenin birleştiği yüzey yakut
laserindeki aynalar görevini yapar. Birleşim yüzeyinde pozitif
voltaj p tarafına ve negatif voltaj n tarafına verildiği zaman
elektronlar n malzemesinden p malzemesine geçerken
enerjilerini kaybeder ve foton yayarlar. Bu fotonlar tekrar
elektronlara çarparak bu elektronların daha çok foton
üretmesine sebep olurlar. Neticede yeterli seviyeye ulaşan
foton neşri, laser ışınını meydana getirmiş olur. Bu tür
laserler verimli ışık kaynaklarıdır. Genellikle boyları bir
milimetreden büyük değildir. Ancak çok verimli çalışma için
ortam sıcaklığı oda sıcaklığının çok altına düşürülmelidir.
Gaz Laserleri
İlk gaz laser helyum ve neon karışımı şeklinde
kullanılmıştır.bu karışım uzun bir tüpe ve iki küresel ayna
arasına yerleştirilmiştir.
Helyum ve neon gazı ile çalışan laserde bu gazlar yüksek
voltaj altında iyonize hale gelir. Helyum atomları elektrik
deşarjı esnasında elektronların çarpması ile ikazlanarak
yüksek enerji seviyelerine çıkar. Bunlar, kazandıkları
enerjilerini neon atomlarındaki eş enerji seviyelerine
aktarırlar. Bu enerji aktarma işlemi fotonun yayılmasına sebep
olur. Aynalar vasıtasıyla yeterli seviyeye ulaştıktan sonra
laser ışını elde edilmiş olur. Bu tür laser ışınının dalga
boyu 1,15 mikrondur.
Kimyasal Laserler
Kimyasal laserlerde bir gaz meydana getirilir ve kimyasal
reaksiyon yoluyla pompalanır. Kimyasal pompalama bir
ekzotermik kimya reaksiyonunda enerji açığa çıkmasıyla olur.
Buna bir örnek hidrojen ve flüor elementleri tersine çevrilmiş
bir toplumda hidrojen flüorür meydana getirmek üzere
reaksiyona girdiklerinde laser etkisi ortaya çıkar.
Sıvı Laserler
En çok kullanılan sıvı laser türü, organik bir çözücü içindeki
organik boyanın seyreltik bir çözeltisidir. Bunlara mor
ötesine yakın ve kızılötesine yakın arasında laser türleri
elde edilebilir. Genellikle pompalama optik olarak cereyan
eder. Birkaç laser paralel olarak çalıştırılabilir. Böylece
saniyenin birkaç trilyonda biri devam eden laser darbeleri
elde edilebilir. Boya laserlerinin en önemli özelliği dalga
boyunun geniş bir alanda hassas bir şekilde
ayarlanabilmesidir.
Laser ışınının Kullanıldığı Yerler
Laser, haberleşmede kullanılabilecek özelliklere sahiptir.
Laser ışını da güneş ışını gibi atmosferden etkilenir. Bu
sebeple atmosfer, radyo yayınlarında olduğu gibi laser yayını
için uygun bir ortam değildir. Bu bakımdan laser ışınları, içi
ayna gibi olan lifler içinden gönderilirse, lifler ne kadar
uzun, kıvrıntılı olursa olsun kayıp olmadan bir yerden
diğerine ulaşır. Bu liflerden istifade edilerek milyonlarca
değişik frekanstaki bilgi aynı anda taşınabilmektedir. Bu
maksatla foto diyot kullanılmakta ve elektrik enerjisi foto
diyotta ışık enerjisine çevrilmektedir. Dünyanın birçok
telefon şirketleri bu tatbikata geçmişlerdir.
Karbondioksit (CO2) laserleri metal, cam, plastik, ahşap,
deri, tekstil, kaynak ve kesme işlerinde kullanılır.
Laser, uzayda mesafe ölçmede kullanılır. Peykler arasındaki
mesafeyi 25cm hata ile ölçebilmektedir. Laserle ilk mesafe
ölçümü, 1962 senesinde, Ay’a yerleştirilen argon-iyon laseri
ile yapıldı. Laser, inşaatlarda, boru ve tünel yapımında, yön
ve doğrultu tayininde ve tespitinde klasik teodolitlerden çok
daha mükemmel ve kullanışlıdır.
Laserin askeri alandaki tatbikatları çoktur. Mesafe bulma ve
yer tanıma maksadıyla kullanıldığı bilinmektedir. Hedefe
gönderilen güdümlü mermiler, hedef yakalanınca laser ışını ile
infilak ettirilmektedir. Gece karanlığında gece görüş
dürbünleri sayesinde gündüzmüş gibi operasyon yapılabilir. Çok
başlıklı füzelerin hafızalarına yerleştirilen hedef resmi,
füze hedefe yaklaşınca laser ışını ile tanınır. ABD’nin 1984
yılında geliştirdiği füze savunma sistemi, düşman füzesini
havada iken uzaydan gönderilen laser ışını ile tahrip
edebilmektedir.
Holografi ve fotoğrafçılıkta çok mühim yeri vardır. Laserle
görüntü kaydetme süresi saniyenin 10 trilyonda biri zamanda
mümkün olur. Holografi, laser ışınları ile üç boyutlu resim
çekme ve görüntüleme tekniğidir.
Tıpta laser “kansız ameliyat” maksatları ile kullanılır.
Yırtılmış göz retinası, laser ışını ile acısız ve süratle
dikilir. Vücudun çeşitli bölgelerindeki tümörler bıçakla
açılmadan yerinde kesilerek tedavi edilebilir. Damardaki
dokular, laser ışını ile kaynar ve kanama olmaz. Çürük diş
çukurları dolgu yapılmak üzere acısız delinebilir.
Laserle İlgili Beklenen Gelişmeler
Nükleer enerji alanında laserin çeşitli gelişmelere yol
açacağı umulmaktadır. En önemlisi başlatılması zor olan
termonükleer-füzyon olayının (hidrojen bombası ve güneşte her
an meydana gelen reaksiyon) laser ile tetiklenmesidir. Böylece
dünya enerji problemi ortadan kalkacaktır.
Laser ışınının darbe süresinin saniyenin trilyonda birine
düşürülmesi halinde kısa bir sürede üretilecek enerji bugün
dünyada aynı müddette üretilmekte olan enerji toplamından
fazla olacaktır. Laser ışını ile çalışan silahların yapılması
ile çok uzaklardan mühimmat, akaryakıt, karargah binaları imha
edilebilecektir. Laser özelliği dolayısıyla bilgisayarın
hafıza kapasitesini büyük ölçüde arttırabilir.
|
|